Gerici, Baskıcı Uygulamalara ve Asimilasyona Karşı Özgürlük Mücadelesi

1 Ekim 2012 Pazartesi 11:50:20

Türkiye’de yaşanan siyasal dönüşümün etkilediği birçok topluluk gibi Aleviler de devlet ve toplum ile olan ilişkilerinde birçok olumsuzluk ve demokratik olmayan uygulamalara maruz kalıyorlar.


Yaşananlar karşısında giderek daha çok güvensizlik ve dışlanmışlığa itilen Aleviler bugün eğitim yoluyla giderek daha doğrudan asimilasyona maruz kalıyor, barışın türküsünü söylerken savaş çığırtkanlıkları arasında kayboluyorlar. Geleceksizleştirme politikalarının diğer toplumsal kesimlere oranla daha fazla etkilediği Alevilerin dünü, bugünü, devlet ve toplum ile olan ilişkileri, gelecek planları doğrultusunda bugün verilen mücadeleleri kapsamında hazırlamaya çalıştığımız bu dosyada; Ali Murat İrat, Erdoğan Aydın, Pınar Ecevitoğlu, Hakan Mertcan, Turan Eser gibi çeşitli akademisyen ve yazarlarla Aleviliğin yaşadığı sorunları ortaya koymaktan çok, yaşanan olumsuzlukların geçmiş ve gelecek açısından bizlere göstereceği yollar hakkında konuştuk.

Yaşananlar karşısında yüzyıllardır gösterdikleri direnç, bugün AKP hükümetinin uygulamakta tam gaz ilerlediği gerici, baskıcı ve asimilasyona dayalı politikalara karşı da devam ediyor. Yalnız hükümet değil, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Yargıtay gibi birçok kurum da gösterdikleri davranışlarla toplumun vicdanında giderek derinleşen yaralar açmaya devam ediyorlar. Yurttaşların her türlü sorunlarını çözme yolunda onları uzlaştırıcı yola sokan ve ülkede demokrasinin güvencesi (!) olan yargı, emniyet, din ve eğitim kurumları; politika uygulayıcıların giderek kendi çıkar ve tahayyülleri doğrultusunda kurguladıkları oyunun bir parçası haline getirdikleri devlet kişiliğinin bireysel hak ve özgürlükleri çiğneyen, eşit bireyler olarak temel insan haklarının kullanılmasının önünde en büyük engeli oluşturan mekanizmalar haline geliyorlar. Kısacası günümüzde egemenliğin kayıtsız şartsız Diyanet İşleri Başkanlığı ve Yargıtay gibi kurumlar tarafından kullanıldığı bir süreç dayatılmaktadır.

Yüzyıllar boyu egemen sınıfların hakimiyetinde işleyen devlet mekanizması, dayatma yolu ile kendi meşruiyetini kabul ettirmeye çalışmış, gerekli gördüğü yerde büyük katliamlar yapmaktan çekinmeyip, bunlarla bir sonuca ulaşamayacağını anladığında ise uzun dönemli asimilasyon politikalarını devreye sokarak bir toplumdaki çeşitliliğin, bir arada yaşamanın, eşitlik ve özgürlük temelinde kurulan ilişkilerin önüne devamlı olarak duvar örmüş ve toplumsal barışın sağlanmasını her zaman engellemiştir. Zaman geçtikçe de başarı şansının azaldığını görüp, bunun yerine demokratik işleyiş mekanizmasını devreye sokmaktansa, paternalist tutumunu daha da baskıcı şekilde devam ettirmiştir.

Türkiye’de yakın geçmişteki birçok utanç verici olayın ardından bugün de devam eden ve toplumsal vicdanı sızlatan gelişmeler yaşanıyor. Alevilere yönelik inkar ve imha politikaları uygulanmaya devam ediyor ve bunun doğal sonucu olarak baskı ve zulüm de giderek artıyor. İçlerinde katillerin avukatlığını yapan ve bugün devletin üst kademelerinde bulunanlar, farklı Sivaslar yaratmanın ve yaşananların sorumlularını korumanın hesaplarını yapıyorlar. “Zamanaşımı” davasında alınan kararların “hayırlı” olduğu konusunda vicdanı rahat olan hükümetten olayları insanlık suçundan çıkarıp terör suçuna dahil ederek zamanaşımını kesinleştirmek isteyen Yargıtay kurumuna, eğitimde giderek zorunlu hale getirdiği ve zorunlu olarak da kendi etnik ve dinsel aidiyetini kişiye unutturacak şekilde gerçek ve bilim dışı eğitim müfredatını dayatan Milli Eğitim Bakanlığı’ndan din ile ilgili pervasız ve dayanaksız açıklamalarıyla toplumun dinsel bilincinde bulanıklık yaratan ve bu yola da hükümetin ve baskıcı uygulamaların elini güçlendiren Diyanet İşleri Başkanlığı’na kadar devlet mekanizmasının her kolunda doğrudan ve dolaylı olarak Alevilere yönelik açık ve üstü kapalı baskılar yaratılmaya devam ediliyor. Alevi yurttaşlar, eşitlik talepleri karşılanmadığı gibi, giderek daha da güvencesizliğe itiliyorlar. Geçmişten beri laikliğin en yılmaz bekçileri olarak görülürken, aynı zamanda laiklik kurumunun en çok dışladığı toplum haline getiriliyorlar.

Alevilerin inanç özgürlüklerinin muhafazakar toplum destekli devlet politikalarıyla hayatın her alanında ihlal edildiğini görüyoruz. “Tek din” söylemi ile giderek hedef haline gelen ve 12 Eylül yıkımı sonrası zorunlu din dersi gibi uygulamalarla adeta ablukaya alınan Aleviler üzerindeki ötekileştirme politikası, bugün yaşanan gelişmelere baktığımızda meyvelerini vermeye başlıyor. AKP iktidarı AİHM kararını yok sayarcasına yıllardır zorunlu din dersi uygulamasını sürdürerek baskılarını daha da katmerli hale getiriyor. 4+4+4 eğitim sistemi ile daha önce uyguladığı asimilasyon politikasına yeni bir bakış açısı getirmeye çalışıyor. Kapıları işaretlenen, yazılı tehditler alan, ramazan ayında pencereleri taşlanan Alevi yurttaşlar giderek daha güvencesiz bir yaşam sürmeye zorlanıyor ve resmi makamlar bu gelişmelere dair hiçbir ciddi adım atmamakta direniyorlar..

Diğer yandan Türkiye geçmişte hiç olmadığı kadar iç ve dış politika uygulamalarında mezhepçi bir anlayışla hareket ediyor. Hükümet açıklamaları ülkede giderek nefret söylemini daha ileri bir aşamaya taşıyor.

Suriye’de yaşananların bir rejim ve demokrasi sorunu olduğu gerçeği ortada iken, Esad rejimine karşı desteklenen muhalif grupların yeni rejimi nasıl ve hangi temeller üzerine inşa edeceklerini düşünürsek, bunun ileride ülkemiz sınırları içinde de bir iç çatışma hali yaratacağı gerçeğini görmemek saflık olur. Her söylemlerinde mezhepsel ve dinsel çatışma halini körükleyen muhalif gruplar, egemen medyanın göstermeye cesaret edemediği nice mezhep ve din cinayetleri işlemiştir ve işlemeye de tüm hızıyla devam etmektedir. Bugün yaşanan sorun; emperyal güçlerin güç dengelerini yeniden oluşturması yolunda bu tür çatışma ortamlarından yararlanarak kendi savaş çığırtkanlığına meşruiyet kazandırması sorunudur. Dolayısı ile yaşanan her gelişmeyi kontrolünde tutmaya çalışan AKP, kuşkusuz ki Alevilere yönelik her tür saldırının da doğrudan tarafı olacaktır.

Bu gelişmelerin Alevi toplumu üzerinde yarattığı hassasiyet, giderek daha politik bir davranış haline bürünmektedir. Her türlü baskı ve zulme karşı duyarlılıklarını ortaya koymaktan geri kalmayan Alevi yurttaşlar, 7 Ekim günü Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Dernekleri Federasyonu tarafından organize edilen  "Laik Demokratik Türkiye İçin Eşit Yurttaşlık Mitingi"nde Ankara’da seslerini duyuracaklar. Bu miting Alevilerin eğitimin giderek Türk İslamcı forma bürünmesine, gericileştirilmesine, piyasalaştırılmasına karşı mücadele iradesinin göstergesi olacaktır.

AKP iktidarının ırkçı, gerici, asimilasyoncu politikalarına karşı; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve zorunlu din derslerinin kaldırılması, zorunlu cami uygulamalarına son verilmesi, 4+4+4 eğitim sisteminin durdurularak laik ve bilimsel eğitimin tesis edilmesi, Suriye ile olası bir savaşın önlenmesi ve Türkiye’de barış ortamının oluşturulması için tüm toplum olarak sesimizi yükseltmek giderek daha büyük önem taşımaktadır.

Dosya Yazıları


İlgili Haberler

Yazı Dizisi: Devlet, Toplum ve Aleviler
Yaşananlar karşısında giderek daha çok güvensizlik ve dışlanmışlığa itilen Aleviler bugün eğitim yoluyla giderek daha doğrudan asimilasyona maruz kalıyor, barışın türküsünü söylerken savaş çığırtkanlıkları arasında kayboluyorlar. Geleceksizleştirme politikalarının diğer toplumsal kesimlere oranla daha fazla etkilediği Alevilerin dünü, bugünü, devlet ve toplum ile olan ilişkileri, gelecek planları doğrultusunda bugün verilen mücadeleleri kapsamında hazırlamaya çalıştığımız bu dosyada; Ali Murat İrat, Pınar Ecevitoğlu, Hakan Mertcan, Turan Eser gibi çeşitli akademisyen ve yazarlarla Aleviliğin yaşadığı sorunları ortaya koymaktan çok, yaşanan olumsuzlukların geçmiş ve gelecek açısından bizlere göstereceği yollar hakkında konuştuk.

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome