Necdet Erdoğan Bozkurt ve İskender Özkul Unutulmayacak

31 Aralık 2012 Pazartesi 10:43:54

Necdet Erdoğan Bozkurt Nazilli'de ve İskender Özkul ise Tarsus'da mezarları başında anıldı.


Dev-Genç MYK üyesi ve Ankara DEV-GENÇ başkanı Necdet Erdoğan Bozkurt ölümünün 33. yılında yol arkadaşları ve devrimci gençler tarafından mezarı başında anıldı.

31 Aralık1979 yılında kalbine sıkılan kurşunla katledilen ve "Usta" lakabıyla anılan Devrimci Yol militanı Nejdet Erdoğan Bozkurt,  20.12.1979 günü "Maraş Katliamını Protesto Mitingi" hazırlık çalışmaları sırasında İskenderun‘da gözaltına alınıp, 26 Aralık‘ta kaymakamlığa götürülerek işkence tezgahına yatırıldı. 31 Aralıkta ise kaçarken vurulduğu iddia edilerek içkencede kalbinden vurularak katledilmşt. Katil polisler olayı örtbas etmeye çalıştı ve ancak 2 gün sonra "kaçarken vurulduğu" gerekçesini uydurabildi.Yaşamı boyunca emperyalizme ve faşizme karşı mücadelenin en ön saflarında yer alan Necdet Erdoğan Bozkurt mücadeleye 1974‘lerde başladı. Uzunca süre hapishanelerde yattı. Korkunç enerji ve disipliniyle birçok devrimciye önderlik etti.Necdet Erdoğan Bozkurt,  TEK-DER içinde ve faşizme karşı aktif ve militan bir mücadelenin en ön saflarında yer almıştır. Pratik süreçteki etkinliği kadar teorik sorunlar üzerine de kafa yorar. TEK-DER tarafından çıkartılan eğitim broşürlerini kaleme alır. Ev ev, okul okul gezerek devrimci gençliğin eğitim çalışmalarını üstlenir. O yüzden onun adı ‘usta‘ olarak anılmıştır.

Denizli, Muğla ve Aydın'dan ÖDP ve Gençlik Muhalefeti'nin katılımıyla gerçekleşen anmada, sık sık," Nejdet devrmci yolumuzda yaşıyor, faşizme ölüm tek yol devrim" sloganları atılırken,Necdet Erdoğan Bozkurt'un abisi İlhan Bozkurt da bir konuşma yaptı. İlhan Bozkurt, "Bir devrimci toprağa düştüğünde evine de ateş düşer ama yüreklere umutsuzluk asla düşmez. Onu aramızdan alanlar şu an bilinmiyor ama Necdet devrimcilerin kabinde ilelebet yaşayacak. Hiç bir arkadaşı onu kara toprağa yakıştırmazdı. Biz devrimciler aramızdan ayrılan devrimci arkadaşlarımızı sonsuz maviliklere uğurlarız ve onlar bize oradan gülümser. Onların huzuruna daima verdiğimiz savaşlarımızla çıkarız. Ölen arkadaşlarımızı asla unutmayacağız, daima yanlarında olup anacağız" şeklinde duygularını ifade etti.

30. yılında Nazilli Evranlı Mezarlığı’ndaki kabri başında anma yapan devrimcilere 'Suçu ve suçluyu övme' ve ' Halkı devlete karşı isyana teşvik etmek' suçundan dava açılmış ve açılan davada mahkeme, üçüncü yargı paketi kapsamında kovuşturmanın ertelenmesine karar vermişti. Bu yılki anmada yine çok sayıda sivil polis kamerayla çekim yaptı. Nejdet'in yol arkadaşları ve devrimci gençler; "Nejdet'leri, Özenç'leri, Veysel'leri Zekeriya Aydemir'leri ve daha nicelerini unutmadık ve unutmayacağız. Onları anmak suç ise bu suçu her daim işlemeye hazırız. Onlara sözümüz halk iktidarı" dediler.


İskender Özkul anıldı

Tarsus Gençlik Muhalefeti, İskender Özkul'u öldürülüşünün 34. yılında da mezarı başında andı. Geçen sene yapılan anmaya katılan 4 kişiye dava açılmasına rağmen bu seneki anmaya katılım geçen seneye göre daha fazlaydı.


30 Aralık 2012 Pazar günü saat 11.30 da Tarsus Şehir Mezarlığında toplanmaya başlayan İskender Özkul'un akrabaları, ÖDP üyeleri, Yol arkadaşları ve Devrimci Gençler saat 12:00 de mezarının başına yürüdüler. Mezarlığa çiçekler bırakıldı.

Gençlik Muhalefeti'nden Mert Yedek anma proğramını başlatarak herkesi saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşundan sonra  İskender Özkul'un yeğeni  Gençlik Muhalefeti'nden Cansu Özkul, İskender Özkul'un hayatını anlattı. Cansu Özkul konuşmasına Arkadaş Zekai Özger'in Aşkla Sana şiirinden bir bölümle başladı:


'Uyurken dudağında gülümseyen bordo gül,
Benim kalbimi harmanlayan isyan olsun.
Şimdi dingin gövdende
Uğultuyla büyüyen sessizlik
Bir gün benim elimde
Patlamaya sabırsız mavzer olsun.
Başımı omzuma yasla
Göğsümde taşıyayım seni
Gövdem gövdene can olsun.'

"7 Mart 1955 tarihinde dünyaya gelen İskender Özkul, Nazmiye ve İzzettin Özkul’un 5 çocuğundan 2.siydi. Yoksul bir ailenin çocuğu olan İskender, erken yaşta çalışma hayatına atıldı. Çalışmaya başladığında henüz ilkokula bile başlamamıştı. İlkokulu bitirdikten sonra öğrenim hayatına devam etmek istemedi. Çalışmayı tercih etti. Evlerinin direğiydi. Yaşam için verilen ekonomik mücadelede aileye en büyük katkıyı sunan oydu. Okumamıştı ama, özellikle askere gittikten sonra bunun acısını hissetmişti, kardeşlerine okumaları için her türlü desteği vermeye hazırdı, onları okumaya teşvik ediyordu. Yüreği sevgi ile dolu, çok esprili, yaşamayı seven, hayata sıkı sıkıya bağlı birisiydi. Kişilik özelliklerinden dolayı çevresi tarafından sevilir, sayılırdı. Öyle bir yürüyüşü vardı ki metrelerce ilerden ayak seslerini duyar “İşte İskender geliyor bu onun ayak sesleri “ denirdi.

Askere gidinceye kadar çok fazla siyasi bilinci yoktu. Askerden döndükten sonra ise kendisini ülke sorunlarıyla ilgilenmeye ve kitap okumaya adamıştı. Kitapları yutarcasına okuyor, kendini yetiştirmek,geliştirmek, boşa geçirdiği zamanı telafi edebilmek için gecesini gündüzüne katıyordu ve bunu da başarıyordu. Kısa zamanda öyle bir bilgi birikimi ve siyasi bilince ulaşmıştı ki, çevresindeki gençlere seminerler veriyor, izlenecek stratejiyi belirliyordu.

Ciddi anlamda ilk siyasi atılımı Emekçiler Derneği’nin başkanlığını yapmak oldu. Böylece toplumsal duyarlılığını hayata geçirdi. Liderlik vasfı ve örgütleyici özelliğinden dolayı kısa sürede Tarsus’taki muhalefeti Devrimci Yol saflarında harekete geçirdi. Emekten, emekçiden yana olan İskender,Emek Kitabevi’ni kurarak gençleri okumaya ve örgütlenmeye yöneltti.

Yaptığı çalışmalar faşizmi rahatsız etti ve faşistlerin hedefi haline geldi. 25 Aralık 1978 tarihinde bisikletiyle işe giderken sabahın alacakaranlığında pusuya düşürüldü. Acımasızca, kahpece, başına sıkılan kurşunlarla hayatının baharında katledildi. Tek suçu daha yaşanılır bir dünyanın kurulabileceğine inanmak ve bunu için mücadele etmek olan yiğit insan İskender Özkul, eli kanlı faşist katillerce yaşamdan koparıldığında henüz 23 yaşındaydı. 7gün yoğun bakımda kaldı. 31 Aralık 1978 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Amcamı katleden, onu tanımamızı engelleyen, onun yaşamını çalan gözü dönmüş katilleri bir kez daha lanetliyorum."

Cansu Özkul'un ardından Gençlik Muhalefeti adına bir konuşma yapan Onur Aktolun ise şunları söyledi:
"Yol arkadaşları, dostları, akrabaları ve devrimci gençler bugün buraya İskender Özkul’u anmak için toplandık.
Ancak bizler biliyoruz ki;
İskender Özkul ’u anmak sadece senede bir defa mezarını ziyaret etmek değildir!
İskender Özkul’u anmak ; Faşizme karşı savaşmaktır!
İskender Özkul’u anmak gericiliğe karşı mücadele etmektir!
İskender Özkul’u anmak; okumaktır , araştırmaktır, karanlığa bir ışık yakabilmektir!
Ve İskender Özkul’u anmak; yitik bir ülkeyi yeniden aşkla örebilmektir!
İşte tüm bunların bilincinde olan Devrimci Gençler ülkenin her yerinde olduğu gibi Tarsus’ta da karanlığa , gericiliğe, faşizme karşı direnişi büyütmeye devam ediyor.
Gençlik Muhalefeti’nin Tarsus’ta 2008 yılında başlattığı mücadele ilhamını İskender Özkul’un anılarından, mücadelesinden, örgütlenme anlayışından almaktadır.
Liselerde yaptığımız parasız,bilimsel,eşit,nitelikli eğitim mücadelemizde İskender Özkul vardır.
Tarsus’un birçok mahallesinde uyuşturucuya, çeteleşmeye,mafyalaşmaya karşı yürüttüğümüz çalışmalarda İskender Özkul vardır.
İnsanlarda kitap okuma alışkanlığı kazandırma , şehirde bir tiyatro, sinema kültürü oluşturmak için yaptığımız etkinliklerde yine İskender Özkul vardır.
Bilindiği üzere geçen sene de buradaydık. Uzun yıllar sonra ilk kez bir anma gerçekleştirdik. Geçen sene yaptığımız anmaya katılan 4 arkadaşımıza dava açıldı. 17 Eylül 2012 Pazartesi günü görülen ilk duruşmada açıklanan kararda anmada hiçbir suç unsuru bulunmadığı söylendi ve 4 kişinin ayrı ayrı beraatine karar verildi.
Bu durum ülkemizin acı bir gerçeğidir. Katliamcıların, katillerin,hırsızların elini kolunu sallayarak özgürce dolaştığı ülkemizde, öğrenciler,aydınlar,ilericiler, devrimci gençler hapishanelere atılmak istenmektedir.

Ancak biz devrimci gençler olarak diyoruz ki: “VIZ GELİR DAVALARINIZ!” .
Bu korku imparatorluğunuz, coplarınız,biber gazlarınız,hapishaneleriniz bizleri yıldıramazlar.
Bizler faşizme karşı savaşmaya devam edeceğiz. Bizler okumaktan, araştırmaktan ve gericilikle mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.
Ve bizler her sene, her ay, her gün, her saat, her dakika İskender Özkul’u anmaktan vazgeçmeyeceğiz."

 Daha sonra İskender Özkul'un arkadaşı Mahmut Sarıca söz alarak anılarını anlattı. "Gözü pek,inançlı,fedakar , ölümüne namuslu,öylesine yiğit birinin arkadaşı olmak benim için bir onurdur" diyen Sarıca sözlerine şöyle devam etti:
"Ben İskenderle Emekçiler Derneğinin yönetimindeydim. Bu arkadaşımla birlikte çok yönlü mücadeler içinde bulundum. Birlikte bir kitapevi açtık. Hem kitapevini birlikte çalıştırıyorduk hem de mücadele içinde yaşama tutunmaya çalışıyorduk. Nereden bilirdik ki bir kahpe pusu, yiğit yoldaşımızı bir sabah işine giderken aramızdan alacağını. İskender'i hemen öldürmek mümkün değildi. Kana susamış faşistlerin saldırısı sonrası bir hafta hastahanede yaralı yattıktan sonra 31 aralıkta yoldaşımızı yitirdik. Bu saldırı karşılıksız kalmadı. Yiğitçe direnen arkadaşları onu anılarında ve mücadelelerinde yaşattılar. Ben ve arkadaşlarım İskender'in adını yaşatmak için İskender Kitapevini açtık. Ben cezaevine girdiğim tarihe kadar çalıştırdım. Dostlarım şimdi burada devrimci,mücadelecei,yiğit yoldaşımızı anmak için bir aradayız ve devrimci mücadele sürdükçe Ali Uygur'ları,Mustafa Özenç'leri, Ayhan Alan'ları ve İskender Özkul'ları yaşatacağız. Tarih katilleri affetmeyecek...
Yaşamları ve mücadeleleri yolumuzu aydınlatsın.
Yaşasın Devrimci mücadelemiz!"

Haber: Mehmet Emin Kurnaz/Onur Aktolun


Diğer Haberler

Gündem | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | BMH Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için info@muhalefet.org

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome