Yeşillenir mi Yine Fındık Dalları?

15 Ağustos 2012 Çarşamba 09:16:31

Yeşillenir mi Yine Fındık Dalları?
(Fındık İşçileri ve Köylüler Konuşuyor)
Gizem Altunkaynak


 I
Mevsimlik Yaşamlar

Konya'da şeker pancarı çapası, Malatya'da kayısı, oradan çıkıp Karadeniz’de fındık, ardından farklı dinlerin mezheplerin bir arada yaşadığı Hatay’da portakal toplayarak geçim kaynaklarını sağlayan mevsimlik tarım işçileri barınma, beslenme, sağlık sıkıntıları çektikleri gibi sosyal donatılardan uzak ve verdikleri emeklerinin karşılıklarını alamıyorlar.

Ordu’nun Ulubey ilçesinde Uzunisa köyünde 700'ü aşkın işçinin kaldığı bir kamp var. Çoğunluğunu Şanlıurfalı Kürt işçilerin oluşturduğu bu kampta yeterli miktarda tuvalet ve duş yok. Elektrik yok ve yağmur nedeniyle her yer çamur içinde. Kürt işçiler 40 TL yevmiye alıp  bunun 3 TL’sini ‘dayıbaşı’na (yani üretici ile işçi arasındaki bağlantıyı kuran kişiye komisyon olarak) kesiliyor. Yerli işçilerin aldığı yevmiye ise 50 TL civarında. Kürt ya da Gürcü işçiler ile yerli işçiler arasındaki 10 TL civarındaki farkın nedenlerinden birisi, yerli işçilerin alışkanlık nedeniyle daha iyi fındık topladıkları gerekçesiyle birlikte öte yandan hem yerli işçiler için hem de Kürt ya da Gürcü işçiler için ücretlerine ilişkin pazarlık yapabileceklerin, haklarını savunabilecekleri bir mekanizma yok. Kilometrelerce yoldan gelip, şehrin kenarında beklemeye koyulan Kürt işçilerin evlerine boş dönmemek için bahçeye girmeleri ve kazanabildikleri neyse ona razı olarak çalışmaları gerekiyor.
Gürcü işçiler dağınık şekilde gelerek fındık topluyorlar, Kürt işçiler ise birkaç yıldır olduğu üzere kamp alanında bulunuyorlar. Kürt işçileri kamp alanında ziyaret ederek, yaşadıkları sorunlara ilişkin konuştuk.

“Aylığımız Yok ki Ayağımızı Yorganımıza Göre Uzatalım”
Kamp alanında kalan 36 yaşındaki Emine Keskin ‘Aylığımız yok ki ayağımızı yorganımıza göre uzatalım. Günlük yevmiye üzerinden çalışıyoruz. 37 lira alıyoruz günlük. Yemek ücretimiz verdikleri yevmiyenin içinden değil. Biz burada yüzlerce kişi kalıyoruz. Fındık sahipleri bize işçi evlerini vermiyor. ‘Sizin çadır kamplarınız var’ diyorlar. Bize, fındığı toplamayı bilmediğimiz için yerli işçilerden az para verdiklerini söylüyorlar ama hepimiz senelerdir fındık toplayan insanlarız biz.

Tuvaletler duşlar yetmiyor. Biz suyu getirip çadırda banyo ediyoruz. 7 kişi geldik Urfa’dan. Eşim, ben ve 5 kızım. Yevmiyelerimizi zaten yol ve yemek parasına verince elde avuçta doğru düzgün bir şey kalmıyor.’



“Çamur İçinde Yatıyoruz”

Başka bir işçi ise Utman Benili ‘Şanlıurfa Siverek’ten 9 kişi geldik bir aile. 5'i çalışıyor. Ben biraz üşüttüm gidemiyorum 3 gündür fındığa. Kilometrelerce yol geliyoruz buraya kadar fındık toplayıp çocuk okutalım, kışımızı çıkartalım, oğlumuzu evlendirelim diye. Ama her zaman hesapladığımız gibi olmuyor her şey.  Bazen buraya kadar gelirsin hasta düşersin çalışamazsın işte bizim gibi. Yağmur yağıyor bir haftadır,  bizi sadece sel olmadan bir gün önce uyardılar. Valiliğin yaptığı tek hizmetti bize. Her yerde övünüyorlar fındık işçilerine su götürüyoruz, fındık işçilerine banyo yapıyoruz diye. Biz burda 700'den fazla adamız çamur içinde yatıp kalkıyoruz. 

Bir bebe ağlamasın diye ağzına boş meme verirsin ya bizimkisi de aynı hesap, karın tokluğuna çalışıyoruz. Buradaki her gıda malzemesini kendi imkanlarımızla alıyoruz. Niye bu rezilliği çekiyoruz peki başka şansımız yok çünkü.

Buradan önce Malatya da kayısı topladık, orada biraz daha rahattık. 13 gün çalıştım orada. İşçinin halinden biraz daha anlıyor onlar.‘



‘Mevsimlik Yaşıyoruz’
En acısı da ailesiyle birlikte gelmek zorunda olanlar. Onlardan biriside Ramazan Kuran. Ayağı protez olduğu için mevsimlik tarım işçisi olan ailesinin peşinden gidiyor o da. Kuran ‘Üç sene önce İstanbul Büyükşehir belediyesinde çalışıyordum. Bir iş kazası geçirdim ve hastaneye kaldırıldığımda bana sigorta açılmamıştı bile. Şimdi bir ayağımda protezle 3 senedir ailemin peşine düşüp geliyorum fındığa. Memlekette kimse kalmıyor ki mecburum gelmeye. Ben de ailem gibi mevsimlik yaşıyorum. Onlar fındık toplamaya gidiyorlar, ben çadırda kampta kalıp onları bekliyorum.‘

 



II
Kamplarda Kadınlar ve Çocuklar

Mevsimlik işçileri hayatı bölük pörçük, aslında kış dışında hiçbir mevsimi bilmeden yaşıyorlar. Yollarda, kamplarda ve tarlalarda geçip giden zamanda büyüyen çocuklar için her mevsim bir göç hikayesi anlamına geliyor. Kadınlar içinse ayrı bir dert. Yalnızca fındık bahçelerinde değil, kamplara döndükten sonra çocukların bakımı, yemek ve temizlikte onların üzerinde. Mevsimler değişse de onların durumlarında bir değişiklik olmuyor.

Ordu’daki kamp alanlarından birisi de Efirli’de. 1200 aşkın Mardin’den, Urfa’dan, Batman’dan gelen  işçi kalıyor. Duş ve tuvalet sıkıntısı burada da yaşanıyor.  1200ü aşkın işçiye 8 tane duş bir o kadar da tuvalet düşüyor. Güneş enerjisi takılı fakat birkaç kişi duş alınca depoda su kalmıyor. 
 
Fındık işçilerinin en dertlileri kadınlar. Sabah fındık toplamaya başlamadan önce başlıyorlar işe koyulmaya.  Akşam saati kamp alanı cümbür cemaat. Çocuklar çamurla tekerlekle oyun oynuyorlar, erkekler çay içiyor sohbet ediyor, kadınlar hala işlerini bitirmemiş oluyorlar. Ya çamaşır yıkıyorlar, ya da bulaşık. Kadınların işleri burada da bitmiyor. Çocukları için çalışan analardan biri Fatma Hasken bu konuyla ilgili şunları söylüyor;



Sadece Fındık Toplamıyoruz Ki Biz…
‘Sabah 6 da kalkıyorum kocanın çocukların karnını doyuruyorum. 12 saat çalışıyoruz 7’ye doğru geliyoruz fındıktan.  Gelir gelmez bir de hemen akşam yemeği hazırlıklarına koyuluyorum. Hem fındık topluyorum, hem yemek yapıyorum hem temizlik bir de üstüne koca dırdırı çekiyorum. Ertesi günü olur da fındıkta iki dakika uyuklarsam da patron azarlıyor. Bizim ömrümüz böyle geçiyor. Sadece fındık toplamıyoruz ki biz. Buradan sonra da Hatay’a portakala gideceğiz. Biz sadece kışın evimizde, memleketimizde oluyoruz. Hep çadırlar da yaşıyoruz. Başka şehirler de tarım işçileriyiz biz. Hadi biz önemli değiliz. Biz karnımız doysun nefes alalım yeter. Önemli olan çocuklarımız. Onlar okusun diye çalışıyoruz biz, ama onları peşimizden sürüklemek zorundayız. Nereye bırakacağız ki? Biz buralara ailece geliyoruz. Hayliyle okulları da aksıyor. Ekimde başlıyorlar Nisan da bırakıyorlar okulu. ‘


13 Yaşında 3 Yıldır Fındık Topluyor
Fatma ananın dediği gibi çocuklar için çalışıyorlar ama çocukların eğitimleri aksıyor. Bidonları oturak, dondurma kaplarını kamyon yaparak oyun oynayan çocukların gözlerinin içi gülüyor ama. Bir tanesi herkesi kendisinin yaşadığı gibi yaşadığını düşündüğünü söyledi. Televizyonda gördüklerinin hayal ürünü olduklarını düşünüyor. Beş kardeşlerse aralarında iş bölüşümü yapıyorlar. İkisi fındığa gidiyor, biri diğer çocuklara bakıyor. Adıyaman’dan gelen Nahman Kurtlu 13 yaşında. 3 senedir fındık toplamaya geldiğini söylüyor. Bunun yanında Muş’ta pancarda çapa,ercişte patates, Erzincan’da ayçiçeği, Diyerbakır’da pamuk toplayarak geçimlerini sağladıklarını ve bu sebepten dolayıda eğitiminin aksadığını belirtiyor.  Nahman doya doya oyun oynayamamaktan hiç denizde yüzememekten şikayetçi.  ‘ Biz barajda, kanalda öğrendik yüzmeyi. Denizde yüzmek istiyoruz ama sadece fındık toplamaya gelirken yolda görüyoruz denizi. Televizyonları izliyoruz bazen, kırıp içine giresimiz geliyor.’ Diyerek gülüşüyorlar. 
 


*Çocuklar ellerine ne bulursa onlardan birer oyuncak yapıyor. Bazen fındık bahçelerine annelerinin yanı sıra gitseler bile, çoğunlukla 'işe engel olduklarından' istenmeyip, kamp alanında bırakılırlar. Elektrikten, sudan dahi çoğunlukla mahrum olan kamp alanında çocuklar çamurun içinde kendilerini oyalayacakları bir şey buluyorlar. İşte, bunlardan birisi de bidondan kendisine araba yapmış, hayallerine doğru hızla yol alan bu çocuk... 


 


Çadırlar
   
Çadırlar
   
Kürt İşçiler

İlgili Haberler

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome