9 Kasım Ne Anlama Geliyor? - Onur Taş

15 Kasım 2012 Perşembe

Üniversiteleri bekleyen yeni mücadele dönemi 9 Kasım’da binlerin buluşmasıyla birlikte önemli ipuçlarını ortaya serdi.


Toplumsal muhalefete, emeğe, haklarımıza, özgürlüklerimize ve geleceğimize yönelik olarak çok yönlü sürdürülen neoliberal saldırı dalgası karşısında, gençliğin hali hazırda en dirençli dalgakıran olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Alana isyan koşusuyla giren binlerce gencin sunduğu, kuşkusuz gelecek güzel günlere olan inancımızın bir kez daha tazelenmesi idi.

Muhafazakâr-otoriter blok üniversiteleri topyekûn bir dönüşüme uğratmaya hazırlanıyor. Sanal şovlarla demokrasi lafazanlığını had safhaya çıkaran Çetinsaya bugünlerde adeta basın seferine çıktı. Ve söz konusu seferlerinin her birinde ağzından güller saçıyor. Demokrasiden tutunda, özgürlüklere, YÖK’le hesaplaşmaya kadar her dalda ipi göğüslemeye çalışıyor Çetinsaya.

Yaşanacak süreci öngörmüştük. Üniversiteyi üniversite olmaktan çıkaracak adımlarını nasıl bir yalan sosuna bulayıp sunacaklarını, nasıl bir yalan rüzgârı eşliğinde işleteceklerini tahmin ediyorduk. Daha önceleri anayasa referandumunda,4+4+4’de,YÖK disiplin yönetmeliği değişikliği vs. gibi birçok yeni adımda tecrübe etmiştik AKP-cemaat tipi dönüşüm süreçlerini…

Şimdi sıra üniversitede diyorlar. Üniversiteleri topyekûn kamusal işlevlerinden arındıracak, piyasaya amade kılacak; öğrencileri ucuz işgücü, akademisyenleri kariyer meczubu haline sokacak bir modelden bahsediyorlar. Tüm bunlar için yıllardır adım adım sürdürdükleri dönüşümü şimdi yapısal ve hukuki eşiği de aşacak şekilde bir ileri aşamaya sıçratmaya çalışıyorlar. Öngörülen model ile her üniversitenin başına bir mikro oligarşi dikilmek isteniyor. Üniversitelerde her türlü söz hakkı sermaye ve iktidar temsilcilerine devrediliyor. Üniversiteler kadrolaşmalar ve gerici örgütlenmeler eliyle, karanlık adına teslim alınmak isteniyor.  Üstelik bahsettiğimiz tüm hususlarda önemli eşikleri de geçmiş durumdalar. Bugün atmaya çalıştıkları adım sürecin nihayete erdirilmesi girişimidir.

 Böylesi bir süreçte üniversite mücadelesinin kurulacağı zemin de kendini berraklaştırmaktadır. Bu zemininin kendisi 9 Kasım’da binler olup Ankara sokaklarını kızıla boyayan irade etrafında somutlanabilecektir. Üniversiteleri üniversite olmaktan çıkaracak dönüşüme karşı bir mücadele hattı örmek, ancak bununla da sınırlı kalmayan bir yerden üniversite tahayyülümüzü mücadelenin merkezine yerleştirmek önem kazanmıştır. Onların gerici-piyasacı üniversite modellerinin karşısına kendi kamusal-bilimsel-demokratik üniversite anlayışımızı somutlayacak mücadele pratikleri ile dikilmeliyiz. Nitekim üniversiteye ait nesnel olarak ileri dinamikleri büyük ölçüde yapısal alandan dışlayan muhafazakâr-otoriter anlayış karşısında, savunma temelinde ve ya da salt aksiyona dayalı refleksif bir temelde mücadele verilemez.

Yaz sürecinde salt 2. Öğretim harçları kaldırılsın temelinde yürütülen mücadelenin-kitlesellikten soyut-yetersizliği aşikâr. Çünkü mesele paralı-parasız eğitim ikilemine sıkıştırılamayacak niteliktedir. Elbette ki parasız eğitim talebi önemli bir mücadele talebimizdir. Ancak yaşanan dönüşümün çapı düşünüldüğünde salt bu tartışma ekseninde meseleyi ele almak objektif olarak iktidarın işine gelmektedir. Yaşanan süreç üniversitenin kamusal kimliğinin topyekûn tasfiyesidir ki bu talebi içermeyen ya da bu anlayışla örülmeyen bir sürecin hali hazırda bir anlamı kalmamıştır.

Elbette ki mesele doğru talepleri ve politik vurguları açığa çıkarmakla da bitmiyor. Kurucu-inşa edici bir perspektifle üniversite tahayyülümüzü fakültelerde, yurtlarda, bilumum üniversite alanında bugünden yaşama geçirmek önem arz etmektedir. Yani asıl olan gericiliğe, karanlığa, piyasacılığa karşı üniversiteleri yeniden kurmaktır. İktidar temsilerine üniversitelerin dar edileceği, üniversite mücadelesinin yoğunlaşacağı ve üniversiteleri yeniden kurma temelindeki mücadelenin bu eksenlerde somutlanacağı bir dönem bizleri bekliyor.

9 Kasım mitingi böylesi bir dönemde yukarıda bahsini ettiğimiz gerekliliklere önemli bir tekabüldü. Sürecin politik muhtevasını kavramaktan uzak anlayışlar* her ne kadar küçük tartışmalara boğulsalar da bu mitinge gölge düşüremedi..Ankara’da buluşan binlerce genç  AKP iktidarına karşı direngenliğin ve mücadelenin sembolüydü. Üniversiteye çalınmak istenen yoğurdun kolay maya tutmayacağı dosta düşmana gösterilmiş oldu. Muhafazakâr-otoriter bloğun tüm çabalarına rağmen teslim alınamayan gençliğin mücadelesi önümüzdeki döneme dair önemli bir umut ışığı olmayı sürdürüyor. Savaş çığırtkanı, taşeron, halk düşmanı ve gerici iktidara karşı muhalefet hareketini büyütecek irade, Ankara sokaklarını dolduran binlerce devrimci gencin, gelenekten geleceğe uzattığı adımlarla büyüyecektir.

*Emek Gençliğinin, 9 Kasım mitingine, üstelik mitingi örgütleyen bileşenlerden bağımsız sebeplerle katılamamasının verdiği huzursuzlukla, Evrensel gazetesinde yayınladığı yazıya dair herhangi bir cevabı açıkçası 9 Kasım değerlendirmesi içeren bir yazıda vermek istemeyiz. Ancak kısaca diyebileceğimiz şudur ki; Ankara’da binlerce gencin egemenlere korku salan yürüyüşü karşısında hemen her alanda(odalar-eğitim sen) muhalefet örgütleyen, miting kırmayı sürecin ana hedefi haline getirerek çeşitli yerellerde etkisiz-zayıf eylemler gerçekleştirme pahasına süreci bozmaya çalışan anlayışın eleştirileri bize gülünç gelmiştir açıkçası. Üniversite-öğrenci temsiliyeti ise konu edilen, Ankara’daki binler tartışmaya son noktayı koymuştur. Anlaşılan üniversitede gazete satmaktan öte siyaset tahayyülü barındıramayanların, öğrenci-gençlik mücadelesi içerisinde varlığı tartışmalı olanların vardığı nokta, bu gülünç durum olmuştur.

*Gençlik Muhalefeti üyesi


İlgili Yazılar

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome