Başbakanlar için ODTÜ’ye girme kılavuzu - Ömer Harmankaya

21 Aralık 2012 Cuma

Şimdi doğruya doğru, ODTÜ’lü değilsen ODTÜ’ye girmek her zaman zordur. Yıllardır böyledir bu. ODTÜ’lü olmayana kapıda zorluk çıkarılır, arkadaşlarını içeriye sokmak isteyen ODTÜ’lüler de yoğun ders temposundan arta kalan zamanlarını bu alanda yaratıcı taktikler geliştirmeye adarlar.


O yüzden eski bir ODTÜ öğrencisi olarak Sayın Başbakan’a o gün olan olayları üzerine alınmamasını rica eder, hani olur da yanındaki 8 TOMA, 200 zırhlı araç ve 3600 polisin çok önemli işlerinin olduğu bir gün aniden ODTÜ’ye girmesi filan gerekirse aşağıdaki naçizane taktikleri uygulamasını tavsiye ederim.

Taktik 1: İçeriden Öğrenci Kimliği Bulma
Bu basit ama başarı oranı yüksek taktiklerden biridir Sayın Başbakanım. Önce içeriden bir öğrencinin kimliğini alın (zorla değil ama. Durduk yere Ankara Emniyet Müdürlüğüne çekmeyin çocukları. Rica ederseniz her ODTÜ’lü seve seve kimliğini paylaşacaktır sizinle) ve Kızılay’dan ODTÜ dolmuşlarına binin. Kampüse yaklaşırken de kimliği cüzdanın içine yerleştirin ve sakın kapı görevlisi kimlik sorunca panikle kimliği ağzına dayayıp da acemiliğinizi belli etmeyin. Bir de kimliği gösterirken fotoğraf kısmını parmağınızla kapatın. Zira fotoğraftaki sarı lepiska saçlı çocukla sizi karşılaştırmaları inanın o kapıda isteyeceğiniz son şey olur. Giyeceğiniz kapüşonlu bir eşofman üstü (sizi de kapüşonlu bir eşofman üstüyle düşündüm de bana bi’ gülme geldi, pardon) bu karşılaştırma problemini büyük ölçüde çözecek, sizi kapıdaki görevlilerin meraklı gözlerinden koruyacaktır.

Taktik 2: İstenirse Her Şey Bir Kimlik Olabilir
ODTÜ’ye çok girmek ister de kimlik bulamazsanız (zira yarattığınız son kaostan sonra kimlik ayarlamanız zor olabilir) şu sihirli sözü aklınızdan çıkarmayın Sayın Başbakanım: “Yeterli özgüvenle her şey bir ODTÜ kimliğine dönüşebilir.” Evet, eğer siz bir şeyin kimlik olduğuna inanırsanız güvenlik görevlileri de onu bir kimlik gibi görecektir. Bu teori kulağa çok saçma gelebilir ama benim ehliyetle, banka kartıyla hatta kupa papazıyla bile o kapıdan geçen arkadaşlarım oldu. Ha bu başarıda dikkatsiz görevlilerin de payı olabilir, bir şey diyemem. Sonra kapıda meclis kimliğiyle yakalanıp, görevliye “Valla Göktürk-2 uydusuna bi’ bakıp çıkacaktım” derken, “La yörü git!” diye kapı dışarı edilirseniz bana kızmayın.

Taktik 3: Akademik Tanıdık Ayarlama
Eğer içeriden (rektör olur, asistan olur) akademik bir tanıdık ayarlarsanız (ki ODTÜ Rektörlüğünden yapılan basın açıklamasından sonra bu da çok mümkün değil sanırsam) eliniz çok rahatlayacaktır. Yalnız kampüse girerken tanıdığınızın makamında olmasına özen gösterin çünkü kapıya artist artist gelip “Ben Refik Galip’le görüşecektim.” dediğinizde onlar da Refik’i telefonla arayıp sizi teyit edeceklerdir. Çalan telefonu kimse açmazsa sizi zinhar içeri almazlar. (Yazar burada Muhteşem Yüzyıl’a gönderme yapmıştır)

Taktik 4: Alternatif Kapıları Deneme
Genellikle ODTÜ’ye ilk girmek isteyenler önce A1 kapısını zorlar ama bu işi birçok defa yapmış olanlar diğer kapıları denemenin daha akıllıca olduğunu bilir. Zira A4 ve A7 kapılarında kontrol daha seyrektir, hatta bazen kimlik bile sormazlar. Danışmanlarınıza “A4 diye bi’ kapı varmış, oradan girseydik ya lan?” diye çıkışırsanız muhtemelen size “A4 dosya kâğıdı değil miydi ya?” diye cevap vereceklerdir. Onları çok da ciddiye almayın.

Taktik 5: Çarşıdan Dükkân Kiralama
Yukarıdaki taktikler kısa vadede işe yaramazsa size vereceğim en garanti taktik çarşıdan dükkân kiralamak. Söz konusu olan bir Norveç bir Yunan Başbakanı olsaydı bu taktiği hayatta anlatmazdım ama siz dünyanın en zengin başbakanlarından olduğunuzdan gönlüm rahat. ODTÜ Çarşısından küçük bir dükkâna vereceğiniz kira bütçenizi sarsmaz muhtemelen. Bir büfe açarsınız ya da kırtasiye. Fotokopi, çıktı, ozalit filan derken dünyanın parasını kazanırsınız valla demedi demeyin.   

Taktik 6: ÖSS Yoluyla ODTÜ’ye Girme
Ben katakulli yapmadan elimi kolumu sallayarak girmek istiyorum o kampüse diyorsanız, çözüm ÖSS’de Sayın Başbakanım. 1 sene hazırlanıp sınava girerseniz olur o iş. Hayır, yani ODTÜ’yü kazananlar sizden daha mı akıllı? Siz de zekisiniz ama çalışmıyorsunuz. Çalışsanız yaparsınız bence. Ben bu yaştan sonra nasıl yaparım diyorsanız bir dershaneye kaydettirelim olmadı sizi. Yalnız bunun için de Fethullah Gülen’le aranızı düzeltseniz iyi olur çünkü o kadar dershanesi var adamın. Ha Ben meşgul adamım dershaneye de gidemem, Fransa Başbakanı ile temasta bulunmaya giderken uçakta geometri mi çalışayım diyorsanız adres ÖSYM. Zaten ÖSYM kararları ağzınızdan çıkan bir çift lafa bakıyor, kendinize de ayarlarsınız bir şeyler. Neyse ben artık bir şey demeyeyim, siz Ali Demir’le aranızda halledersiniz mevzuyu. Şifre mifre derken baya ilerletti o işleri.

Özetle ODTÜ’lü olmayan birinin ODTÜ’ye normal yollarla girmesi için yukarıdaki taktiklerden birinin kullanılması yeterli. Zira olması gereken de bu. Bir ülkenin başbakanı aynı ülkenin uydusunun uzaya fırlatışını izlemek için aynı ülkenin bir üniversitesine normal yollarla girebilmeli. Törene kendisini protesto eden öğrencileri de davet edebilmeli. Hatta törenden sonra onlara kumpir ısmarlayabilmeli.

Ha aksi oluyorsa Başbakan şapkasını önüne koyup nerede hata yapıyorum diye de düşünebilmeli. Yani biz ODTÜ’de öyle öğrendik de o yüzden diyorum…

*bu yazı Radikal Blog'da yayınlanmıştır.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome