İspanya’da Sağın Zaferi mi? Yeni Bir Sol mu? - Evin Deniz – Barış Tuğrul

24 Kasım 2011 Perşembe

20 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen İspanya genel seçimlerinden sonra tüm dünya medyasında öne çıkan tek şey sağın yükselişiydi.


İspanya’da Sağın Zaferi mi? Yeni Bir Sol mu? - Evin Deniz – Barış Tuğrul

Oy oranını %40'tan %44'e yükselten Halk Partisi (PP) mecliste salt çoğunluğa ulaştı. Böylelikle Franco diktatörlüğünden bu yana ilk kez sağcı bir parti mecliste bu kadar ezici bir çoğunluğa ulaştı. Bu %4'lük oy artışı İspanyol medyasında olduğu kadar uluslararası medyada da büyük bir zafer olarak yorumlandı. Neredeyse Halk Partisi oylarını iki katına çıkarmışçasına yüceltildi ve sağın tartışmasız zaferi ilan edildi. Bu başarı kapitalizmin mevcut kriziyle ilişkilendirildi ve diğer Avrupa ülkelerindeki dönüşümün devamı olarak yorumlandı. Ancak seçim sonuçlarının ayrıntılarında başka gerçekler gizli…

Öncelikle bu %4 lük artışın, oy sayısı anlamında neye tekamül ettiğine baktığımızda, Halk Partisi 2008 seçimlerinde aldığı oy sayısını yalnızca 660 bin oy civarında bin arttırdığını görüyoruz. Buna karşın Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) kaybettiği oy sayısı ise 4 milyonu (%15) geçmekte. Rakamlardan açıkça görüldüğü gibi Sosyalist partinin kaybettiği tüm oyların sağa kaydığı yanılgısı basit bir aldatmacadan ibaret. Peki, gerçekte nereye gitti bu oylar? İşte medyanın umursamadığı(!) ya da bilinçli olarak hasıraltı ettiği 3,5 milyon civarındaki oya ne olduğunun yanıtı büyük önem taşımakta.

Bu değişimi anlamak için 15 Mayıs hareketinden bu yana yaşanan sistem karşıtı yoğun direnişin yarattığı bilinçlenmeyi iyi analiz etmek gerekiyor. Kısaca hatırlamak gerekirse, 15 Mayıs’ta yollara dökülen, devamında meydanları işgal eden ve daha sonra dünyaya yayılan bu direniş hareketi doğrudan seçime yönelik bir hedefi olmadan, daha uzun soluklu ve yapısal değişimler talep etsede bu seçimlere de damgasını vurdu. Bu sürecin yarattığı bilinçlenmeyle birlikte, öncelikle seçim sistemine tepki olarak sandığa gitmeme, boş oy ya da geçersiz oy kullanma oranları arttı. Ancak daha büyük bir artış yeşillerle birleşen Sol Koalisyonun (IU) oylarında görülüyor. Mecliste sadece 11 sandalye ile temsil edilecek olan bu koalisyonun oy artışı seçimlerden büyük bir zaferle çıktığı söylenen Halk Partisi’nin oy artış oranından dahi çok daha yüksek. Ayrıca benzer bir artış, Sosyalist Parti’den ayrılan bir sektör tarafından kurulan Kalkınma ve Demokrasi Partisi’nin (UPyD) oylarında da açıkça görülüyor.

Sosyalist Parti’nin kaybettiği bu 3,5 milyon oyu paylaşanlardan bir diğeri ise Madrid’deki genel mecliste ilk defa temsil edilecek olan, Bask Ülkesi ve Navarra otonom bölgelerinde faaliyet gösteren Yurtsever Bask Solu Koalisyonu (Amaiur) oldu. 22 Mayıs Yerel Seçimleri’nde Bildu koalisyonu ile rüştünü ispat eden ve Bask kamuoyunun politik mücadeleye olan inancını perçinleyen Bask solu ayrıca ETA’nın 20 Ekim’de silahlı mücadeleyi bırakmasını açıklamasındaki en etkili aktör oldu. Bu gelişme Bask kamuoyunun bu koalisyona olan güvenini arttırarak, geleneksel olarak bölgede büyük nüfuz sahibi olan Milliyetçi Bask Partisi’ nden (PNV) daha güçlü bir grup olarak Meclis’te yer almasını sağladı.

İki partili bir yapıyı dayatan bu sistem ve onun medyası için bu sonuçlar gerçekten zafer olarak yorumlanabilir. Çünkü neoliberal politikaları uygulayacağı kesin olan iki partiden birinin seçilmesi ve hatta salt çoğunluğa sahip olması, kemer sıkma politikalarının ve sermayeye olan desteğin süreceğinin kanıtı. Ancak asıl umut verici sonuç kamuoyunun bu iki parti dışında çözüm arayışında olduğunun gözler önüne serilmesi. Bu gelişmenin medya tarafından su yüzüne çıkarılmaması aslında hiç de şaşırtıcı değil. Bu seçim sonuçları, krizin sağı güçlendirmesinden çok, gerçekten farklı bir sol arayışının oluştuğu şeklinde yorumlanmalıdır. 15M direnişinin boşa olmadığı, yavaş da olsa gerçek bir dönüşümün başlangıç sinyallerini verdiği gün gibi ortadadır. Öte yandan ETA’nın silah bırakmasıyla barış yanlısı bir kamuoyu baskısının politik mücadeleyi etkinleştirebileceğini de görüyoruz. Böylece İspanya’da sağın yükselişinden çok, mevcut sistem ve şiddet karşıtı bir bilinçlenmenin ivmesi dikkat çekiyor. Yani durum yansıtıldığı gibi umutsuz değil, tam aksine sandıkları bir parça olsun hareketlendiren bu değişim, sivil bir uyanışın ilk kıpırdanmaları olarak algılanmalı.

Evin Deniz – Barış Tuğrul
Madrid


Yazarlar:Evin Deniz

İlgili Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome