ODTÜ’nün Direniş Çağrısı

19 Aralık 2012 Çarşamba

Yeni Osmanlı hayalleriyle yola çıkan AKP’nin akıbeti de hızlandırılmış bir Osmanlı tarihi olarak cereyan ediyor. Yükselme dönemi son erdi, AKP şimdi fetret döneminin sonu ile çöküş dönemin başı arasında bir yerde salınıyor.


Krizle birlikte pastada pay daraldıkça iktidar paylaşım savaşı kızışıyor. Sarayda taht kavgası da büyüyor! İttifakın bütün unsurları arasında artan çelişkiler ancak RTE’nin otoritesi ve şantajlarla bir arada tutulmaya çalışılıyor!

Toplumun bütün kesimleri üzerinde kurulmaya çalışılan tam hegemonya dayandığı sınırlardan çatlıyor.  Sömürü, zorbalık ve dini muhafazakâr örtünün her alana yayılması karşısında halkın tepki ve öfkesi de büyüyerek birikiyor.

AKP, iktidarını sürdürmenin biricik yolunu daha fazla otoriterleşmede arıyor.

RTE’nin geçtiğimiz gün ‘yasama-yürütme-yargı’ ayrılığına yönelik eleştirileri ile Başkanlık Sistemine yaptığı vurgu daha fazla otoriterleşme yöneliminin bir ifadesi. Bu arayış, zor gücünün muhalefetin üzerinde ve toplumun bütün kesimlerinin sindirilmesinde arttırılarak kullanılması ile birlikte bir dikta rejimi altında sömürü düzeninin sürdürülmesi çabasından başka bir şey değil.

Bu eğilimin bir diğer yüzü de dün ODTÜ’de RTE’nin işgal girişimiydi. Toplumun her kesimi üzerinde tam hegemonyasını kurma yönelimi içinde yürütülen operasyonların yetmediği noktada devreye sokulan polis-yargı zorbalığının nerelere uzanacağı ODTÜ’de görüldü. Elbette bu fotoğrafın yalnızca bir yanı!

Direnen ODTÜ ise ülkenin bir başka gerçeğinin en çarpıcı ifadesiydi!

AKP’nin sömürü ve baskı politikalarında özgürlük arayışından doğan büyük bir tepki dalgası birikiyor. AKP karşısında direnme eğilimleri güç kazanıyor.

AKP bu direnme eğilimlerini pervasızca güç kullanımı ile bastırmaya, yaratılan çaresizlik duygusu içerisinde pasifleştirmeye çalışıyor.

ODTÜ direnişi, bu umutsuzluk rüzgârına karşı bir dalga kıran, bir direniş çağrısı oldu!

AKP’ye teslim olmayan, diz çökmeyen bir kararlılık yarının kurucusu büyük mücadelelerin yolunu açacak öncü direnişler olarak tarihe çentik atıyor.

ODTÜ’de bir kez daha açığa çıkan gençlerin direnme eğilimlerinin ve cesaretinin aynı zamanda sürekli ve kurucu bir muhalefet kanalı içinde biriktirilmesini sağlanabilmesi bugünün her alandaki en güncel görevi olarak görülmelidir.

ODTÜ direnişi, yeni YÖK yasa tasarısı ile üniversitelerin satışa çıkartılmasına karşı sürdürülen mücadelenin daha büyük bir dirençle sürdürülmesinin vesilesi kılındığı ve yine ODTÜ’den işbirlikçilere karşı yükselen ‘bu memleket bizim’ haykırışı halkın anti-emperyalist mücadelesine dönüştürülebildiği oranda daha da büyük bir anlam kazanacaktır.

O yüzden önümüzdeki dönem AKP’nin artan saldırganlığına karşı ülkenin dört bir yanında, bütün sokaklarında, mahallelerinde, üniversitelerinde halkın tepkisinin sesi, cesareti ve öncüsü olacak aktif ve militan bir mücadele ile direnişi büyütme zamanıdır.

ODTÜ’nün bugünü, kendi geleceğine Ulaş’ın, Sinanların, Taylanların, Ertuğrulların tarihine sahip çıkmanın en güzel yolunu gösterdi. İşte bu çağrıyla şimdi, ülkemizi emperyalizmin tahakkümü altında karanlık dehlizlerde sürükleyen AKP iktidarına son vermek, emperyalistleri memleketimizden ve bölgemizden defetmek için mücadele ateşini yakma zamanıdır.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome