Vatan Muhabiri Çağdaş ve BirGün Muhabiri Zeynep - Barış İnce

13 Ocak 2012 Cuma

‘KCK operasyonu’ kapsamında tutuklanan Vatan gazetesi muhabiri Çağdaş Ulus'un Vatan gazetesinden arkadaşları ona destek olmaya çalışmış! Ne güzel…


KCK operasyonu kapsamında gözaltına alınan 48 kişi için “gazeteci arkadaşları” zaten her gün sokaktaydı, ama olsun.. Vatan çalışanları kendi arkadaşlarına özel bir vefa göstermişler… Ne de hoş… Diğerlerini unutmuşlar ya, o da olur…
 
Bir yazı yazmışlar arkadaşlarını anlatan...  Mahkemeye ve kamuoyuna yönelik. “Çağdaş Ulus’un, durumuna dikkat çekmek” istemişler… Çeksinler, pek de âlâ… “Onun bir terörist değil, gazeteci olduğunu” söylemişler. Zaten girenlerin hangisini terörist sanıyorlardı ki, hatta terörist neydi? Sürçü lisan etmişlerdir belki. O da olsun…
 
Ama bizim de bir muhabirimiz var içeride… BirGün’ün yani… Hem de öyle böyle bir muhabir değil. Ortadoğu ve Balkanların en belalısı… Hızına yetişilmeyen, öfkesiyle baş edilmeyen, duygularına erişilemeyen… Nerede bir mazlum görse peşinden koşan, eğer onun haberini yapmayı başaramazsa içi içini yiyen… Editörünün de başının etini yiyen…
 
Çağdaş’ın Vatan gazetesindeki arkadaşlarının, Çağdaş’ı savundukları mektubu görünce aklıma geldi yine… Zeynep… Nasıl tarif edelim, nesini övelim ya da yerelim ki? Bildiğiniz Zeynep işte… Bizim Zeynep… Ama yine de ben düşündüm ki… Belki Zeynep kıskanır da Çağdaş’ı… Çıkınca getirir burnumuzdan tüm yapamadıklarımızı. Ben de aynı Vatan çalışanları gibi yazmaya çalıştım bir mektup mahkemeye ve tüm kamuoyuna… Onların ki gibi etkili olur mu, savcılar/hakimler dikkate alır mı? Onu ben bilemem.
 
Vatan gazetesi çalışanları demiş ki: “Çağdaş’ın KCK gibi bir terör yapılanması ile ne ilgisi olabilirdi. Çağdaş’ı yakından tanıyanlar olarak buna asla ihtimal vermedik. Ardından gelişen süreçte de ne kadar haklı olduğumuzu gördük. Nitekim söylediğimiz gibi o bir terörist değil gazeteciydi.”
 
Zeynep’in KCK gibi bir ‘terör’ yapılanması ile ne ilgisi olabilir ki? Zaten terör yapılanması da ne? Terör de ne biçim bir kelime? ABD zulmüne karşı çıkan anti-emperyalistler, İsrail’e karşı savaşan Filistinliler, AKP hırsızlığına dur diyen öğrenciler, katırlarla mazot taşıyan köylüler, sokağa çıkanlar, ağzını açanlar, eleştirenler, gak diyenler guk diyenler… Hepsi birer terörist zaten… Zeynep’e terörist derken bunu mu kastediyorlar acaba? Yoksa, misal bir gün gazetede pazar eki hazırlanırken halay çekmeye başlamasını, sonra da bir anda coşup “hadi ateş yakalım” demek suretiyle gazetenin parkelerini yakmasını mı? Zeynep’i yakından tanıyanlar olarak biz bunların hepsine ihtimal verdik. Ardından gelişen süreçte ne kadar haklı olduğumuzu, polis şeflerinin arkasından nanik yaparkenki fotoğrafını bulduğumuzda gördük. Nitekim söylediğimiz gibi, o öyle “terörörööö” falan değil ondan çok daha beteriydi.
 
“Gözaltına alınan 48 kişiden sadece Vatan Gazetesi Muhabiri Çağdaş ULUS ve AFP muhabiri Mustafa ÖZER emniyette ifade verdi. Diğerleri ifade vermezken açlık grevi başlattı. Çağdaş tüm bu toplu hareketlerden uzak durdu.”
 
Gözaltına alınan 48 kişiden BirGün Gazetesi Muhabiri Zeynep KURAY da diğerleri gibi ifade vermedi. Haksız bir operasyonun haksız bir sorgusunda, aç susuz bırakılarak, işkenceyle, baskıyla, ağzından ne kopartırım mantığı Zeynep’e sökmezdi… O polislerin suratına gülerdi anca... Asıl aciz olan sizsiniz der gibi… Ne de olsa “gülmek ideolojik bir eylemdi.” Arkadaşları ifade vermezken açlık grevi de başlattı bir de… Ne ayıp bir şey değil mi… Hem “ikram kızım o, ikram!”… Zeynep tüm bu toplu, ayıpçı, pek bir yabani hareketlerin tam da ortasında durdu. 
 
“Çağdaş emniyette verdiği 43 sayfalık ifadesinde kendisine sorulan tüm soruları içtenlikle yanıtladı. Hiçbir sorudan kaçmadı.”
 
Zeynep emniyette vermediği ifadesinde polislere pek de içten davranmadı. Sorulardan da pek bir kaçındı çünkü onun işi yanıt vermek değil soru sormaktı. İşkence gören bir siyahiye mesela… Evsiz kalan bir Roman yurttaşa… Gecekondusu yıkılan yoksul çocuklara… Onlar da Zeynep’in hiçbir sorusundan kaçmazdı.
 
“Emniyetteki ifadesinde kendisine kız arkadaşları ve askerdeki komutanı ile yaptığı özel görüşmeler bile soruldu. 43 sayfalık ifadenin 5 sayfasını bu özel konuşmalar kaplıyordu. Ancak Çağdaş bu özel hayatına ilişkin soruları bile yanıtlamaktan kaçınmadı.”
 
Zeynep ifade verse ne sorarlardı acaba “özel görüşmelerine” dair? Yazı işleri müdürünü sabahın 4’ünde arayıp “ne uyuyorsun be, bir ton haber var dışarıda” diye paylamasını mı? Bağırışını duyunca sabahın köründe, telefonun karşısındakinin kafasının tavana çarpmasını mı? Habere giderken yol parasını denkleştiremediği için gazetenin muhasebesini topa tutmasını mı? Editörleri “haber beş dakikaya elinde” diye kandırıp, Türkçede biraz zorlandığı için internet kafe sahibine zorla yazı yazdırmasını mı… Kafe sahibinin korkup kaçmasını mı? Zeynep bu özel hayatına ilişkin sorulara ne yanıt verirdi acaba?
 
“Çağdaş mahkemedeki ifadesinde içinde bulunduğu ruh halini ortaya koydu. "Böyle bir suçlamayla itham edilmekten, ve bu adamlarla aynı çatı altında olmaktan utanç duyuyorum" dedi. Yine de tutuklanmaktan kurtulamadı.”
 
Zeynep içinde bulunduğu ruh halini gülümseyerek ortaya koydu. “Gazeteci arkadaşlarımla aynı çatı altında olmaktan gurur duyuyorum” dedi. Çünkü onlar yanlış bir şey yapmamıştı. Onlar hep halkının yanındaydı. “Kandil’de eğitim aldılar” yalanını peydahlayan dinci zevzeklere inat, Zeynep yıllardır hep yanımızdaydı. Bir yere de gidemezdi zaten… Arada bir haberini giremeyince, hışmından korkup sessizce sıvışsak da biz, o hep bizi bulurdu. Gözümüzün önündeydi. Zeynep emeğiyle geçinen arkadaşı Çağdaş’tan da asla utanmadı… O diğer arkadaşlarından utansa dahi Zeynep onun ruh halini de anlamaya çalıştı. Tutuklanmaktan ise pek tabii ki kurtulamadı.
 
“Çağdaş tutuklanarak gönderildiği Kandıra Cezaevi’nde cezaevi yönetimine dilekçe vererek, bu suçtan tutuklanan diğer şüphelilerle aynı çatı altında kalmak istemediğini söyledi ve KCK şüphelilerinin yanından alınarak geçici bir hücreye konuldu. Çağdaş ‘şimdilik’ 20 gündür tutuklu ve unutulmaktan korkuyor. Arkadaşlarına ‘Beni burada yalnız bırakmayın’ mesajları gönderiyor. KCK tutuklusu gazetecilere toplu olarak gönderilen yılbaşı tebrik kartlarını da kabul etmeyerek geri gönderdi. Örgüt bağlantılı kişilerden gelen hiçbir mektup ve benzeri şeyi bana ulaştırmayın diye cezaevi yönetiminden ricada bulundu.”
 
Zeynep tutuklanarak gönderildiği Bakırköy Cezaevinde, yaşanan sıkıntıları dinlemeye başladı hemen… Kağıdı kalemi eline aldı ve yazmaya başladı. Ne de olsa habercilik onun ruhunda vardı. İlk haberini yine BirGün’e yolladı. Arkadaşlarına “cezaevlerinde yaşananlara duyarsız kalmayın” mesajı gönderdi, “ben iyiyim” dedi, dostlara selam söyledi. Toplu olarak gönderilen yılbaşı tebrik kartlarını görünce hücresindeki arkadaşlarını halaya çağırdı. Halay çekmeyen arkadaşlarının ona “hayır” demesi ise tahmin edersiniz ki beklenemezdi. Cezaevi yönetimi ondan sessiz olması konusunda ricada bulundu!
 
“Size Çağdaş ULUS’un mahkemeye sunduğu 21 sayfalık tahliye talebini içeren dilekçeyi gönderiyoruz. Ve dilekçeyi bir kez olsun okuduğunuzda, yaşanılanların ne denli büyük bir skandal olduğunu göreceğinize inanıyoruz... Dilekçenin ekinde ‘terörist’ suçlamasıyla tutuklanan Çağdaş’ın haberlerinin hala İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün panolarında yer aldığını gösteren fotoğraflar da bulacaksınız. İyi çalışmalar...”
VATAN GAZETESİ ÇALIŞANLARI
 
Size Zeynep KURAY’ın ne denli çılgın bir insan olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum. Bence yol yakınken geri dönün… Onun iradesiyle baş etmek zordur. Öyle böyle değil, dokunan yanar diyorum yani… Ben sizin bu yazıyı okuduğunuzda yaptığınızın ne denli büyük bir skandal olduğunu göreceğinize inanıyorum. Başınıza büyük dert aldınız baylar... Zeynep’in iradesini kıramaz, onu asla yıkamazsınız. O yalan ve hilelerinizi size iade eder, coşkusuyla da psikolojinizi tarumar eder. Allah size sabır ihsan eylesin… Ha bu arada… Dilekçenin ekinde “terörist” suçlamasıyla tutuklanan Zeynep’in yoksul bir teyzenin derdini dinlerkenki fotoğrafını da bulacaksınız. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün panolarında Zeynep’in “aranıyor” fotoğrafın yanına koyun onu olur mu? Belki tüm bu yaptıklarınızdan utanırsınız diye.  Tabii birazcık da olsa insanlığınız kaldıysa… İyi çalışmalar…
 
 BARIŞ İNCE / BİRGÜN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
 


İlgili Yazılar

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome