Hamburg Alevi Anlaşması ile Ankara Alevi Açılımı - Turan Eser

21 Kasım 2012 Çarşamba

AKP iktidarı Alevilere yönelik ayrımcılık, inkâr ve nefret politikasıyla mezhepçi Şeyhülislam siyasetine teslim olmuştur. Yani Hamburg’lu Olaf Alevileri anladı, fakat Ankaralı Recep Alevileri anlamadı!


13 Kasım 2012 tarihinde Hamburg Eyalet Hükümeti Alevi açılımını tamamladı. Alevileri diğer dini topluluklarla eşit statüye getiren "Hak Eşitliği Antlaşması" müzakereler sonucu taraflarca imzalandı. Hamburg’un "Hak Eşitliği Antlaşması" AKP’ye ve Ankara’ya önemli bir hukuk, laiklik, siyaset, eşitlik ve demokrasi dersi vermiştir.  "Hak Eşitliği İlkesi"ni esas alan Hamburg Alevi açılımı, başta AKP hükümeti olmak üzere, TBMM partilerine demokrasi ve laiklik dersi niteliğindedir.

Alevi taleplerine, Türkiye’de ve Almanya’da nasıl yaklaşıldığına karşılaştırmalı olarak bakacağız. Bu açıdan Hamburg Alevi açılımı mesajının, Ankara tarafından iyi okunması gerekir.  Söz konusu inanç özgürlüğü ve eşit haklar olunca, AKP’nin Ankara’sı ile SPD’nin (Sosyal Demokrat Parti) Hamburg’u arasındaki demokrasi, adalet, evrensel hukuk ve insan hakları konusundaki yaklaşımlarını ve samimiyetlerine ilişkin farkları açığa çıkaracağız. Her 3 kişiden birinin Alevi olduğu Türkiye’de Alevi talepleri konusunda Siyasal İslamcı AKP hükümetinin tutumundaki asimilasyoncu ve inkârcı politikası sürdürülürken,  Sosyal Demokrat Partili Hamburg Senatosu ve Belediye Başkanı Olaf Scholz, Alevilerin diğer inanç toplulukları gibi "Hak Eşitliği İlkesi"ne dayalı politikalardan ve inanç özgürlüğü haklarında tam yararlanmasını savunuyor.

Siyasal İslamcı AKP hükümetinin merkezi Ankara, 2007 yılı sonunda Alevi açılımıyla başlattığı ve sonra da 3–4 Haziran 2009 ile 28–30 Ocak 2010 arasında gerçekleştirdiği 7 adet Alevi çalıştayı var. Yani 3 yıllık bir çalışma. Tüm Alevi kurumları ile görüşüldü. Talepler toplandı ve tartışıldı. Sonuç kocaman bir fiyaskodur. Alevi çalıştaylarından, Alevilerin devlet mezhebine eklemlenmesine dair, AKP’nin ve Diyanetin gizli ajandası açığa çıkmıştır. AKP hükümeti Alevilerin "Hak Eşitliği Taleplerini" hukukun evrensel ilkelerine bakarak, insan haklarını okuyarak, gerçek laikliği uygulayarak değil, önce Ulemaya danışıp, sonrada Türkiye’de dinin MGK’sı olarak bilinen Diyanet İşleri Başkanlığına sorup, reddetmiştir.

Sosyal Demokrat Partili Hamburg Eyalet hükümeti ise, 13. Kasım 2012 tarihinde Hamburg Senatosu adına Eyalet Başbakanı Olaf Scholz ve Aleviler adına da Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat ile oturup Alevi açılımını somut talep ve hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ele alıp hemen sonuçlandırdılar. Eyalet Başbakanı Olaf Scholz Alevi açılımına ilişkin kararını oluştururken, ne bir Kiliseye, ne bir papaza danışmadı ve görüş almadı. Sadece hukukun evrensel ilkelerine baktı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine bakıldı. Çünkü tüm dünya insanlığı için, orada kazanılmış haklar yazılıydı. Bunun için ne Ulemaya, ne Şeyhülislama, ne Vatikan’a danışmaya gerek yoktu.
               
Alevilerin Talepleri Özetle Şöyleydi;
1.    Eşit haklar
2.    Adına ve inancına hukuksal olarak garanti altına almak
3.    Alevi inancındaki dini bayramların ve günlerin tatil sayılması
4.    Alevilerin kendi dini eğitim kurumlarını açma ve eğitim verme hakkı
5.    İbadet yerleri olan cemevlerinin resmi statüye kavuşturulması hakkı
6.    Devletin dinler ve inançlar karşında tarafsız davranma ve eşit muamele hakkı
7.    Gerçek laikliği engel olan DİB gibi devlet dini inşa eden kurumların kaldırılması
8.    Zorunlu mezhepçi din eğitimine son verilmesi
9.    Madımak otelinin müze olması
10.    Alevilere ait Dergâh ve Tekkelerin Alevilere iade edilmesi

Ankara Alevi Taleplerini İnkâr Etti;

1.    Eşitlik Anayasa’da herkese verilmiştir. (Sünni-Türk İslam Sentezine uygun yurttaşlar için)
2.    Alevilik diye bir inanç ya da din yoktur. Sosyo-kültürel yapıdır. Diyanet herkesi kucaklıyor.
3.    Müslümanların dini günleri bellidir. Alevi inancı, dini ve bayramı yoktur.
4.    Mezhepçi zorunlu din dersi ve zorunlu seçmeli Sünnilik dersleri herkesi kucaklıyor!
5.    Cemevi ibadet yeri değildir. Müslümanların tek mabet yeri camidir. Aleviler camiye gelsin.
6.    Devlet ve Diyanet herkese eşit yaklaşıyor.
7.    Diyanet TV ve Radyosu yayıncılık yaparken dinin iki temel kaynağı olan Kur’an ve Sünnete dayalı sağlam bilgiyi esas alır. Diyanet TV’nin yayınları toplumun tüm kesimlerini kucaklar.

Hamburg Alevi Taleplerini Tanıdı;
1.    Alevi inancını anayasa ve yasalarla garanti altına alır.
2.    Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası`nın ortak temel değerlerini; öncelikle insanın dokunulmazlığını, temel hakların geçerliliğini, halkların kardeşliğini, diğer inanç, kültür ve dünya görüşlerine saygıyı ve özgürlükçü, hukuka dayalı ve demokratik Anayasayı kabul ederler.
3.    Alevi öğretisi gereği kadın ve erkeklerin Alevi örgütlerinde eşit olduklarına dikkat çekmektedir. AABF kadınların, Alevi örgütlerindeki çalışmalarda eşit olarak yer almalarını teşvik etmektedir.
4.    Eyalet hükümeti Alevi günlerine saygı gösterir: Aşure- Günü, Kurban Bayramı, Hızır Günleri (13. -15. Şubat), Nevruz ve Hz. Ali`yi Anma (21. Mart), Hıdırellez (5.&. Mayıs), Sivas Şehitlerini anma (2. Temmuz), Hacı Bektaş Veli`yi Anma (16.-18. Ağustos), Hz. Hüseyin`i Anma (10. Muharrem).
5.    Aşure- Günü (değişen tarihte), Hızır Lokması  (15. Şubat) ve Nevruz/ Hz. Ali`yi anma (21. Mart) Resmi Kutlama Günleri Yasası § 3 e göre resmi gün olarak kabul edilir.
6.    Alevilerin Kurumu olan AABF yasal düzenlemeler çerçevesinde, kendi eğitim ve kültür kurumlarını oluşturma hakkına sahiptir. AABF bundan bağımsız olarak resmi okulları ve okuma gitme zorunluluğunu kabul eder.
7.    Karışık inançlardan öğrencilerin oluşturduğu sınıflarda verilen ortak din dersinin değeri, önemi ve şansı üzerinde hem fikirdirler.  Din dersinin içeriği konusunda Alevileri yetki organı oluşturarak, hem bütün inanç kurumlarının anayasal anlamda katılımını sağlamak hem de din ve inançlardan bağımsız olarak bütün öğrencilerin birlikte katılacağı din dersini oluşturmak mümkün olacaktır.
8.    Alman Anayasası`nın § 7. 3 maddesine göre Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu`na (AABF) Alevilik dersi hakkını tanır. AABF`in kendi kurumlarında vereceği inanç dersleri, bu maddede belirtilen din derslerinden bağımsız olarak saklı kalmaktadır.
9.    Alevilerin katılımı ile oluşacak ortak din dersinin gerçekleşebilmesi için, Alevi öğretisinin Hamburg Üniversitesi`nde devamlı olarak temsil edilmesi ve bu ihtiyacın 2013 yılında FHH ve Hamburg Üniversitesi ile yapılması hususunda anlaşmışlardır.
10.    Alevilere hastaneler, yurtlar ve de hapishaneler ve polis eğitim merkezleri gibi resmi kuruluşlarda dini hizmet verilebilmesini garanti eder.  Alevi inanç günlerinde ve dini etkinliklerde de bu hakka sahiptir.
11.    Devlet ve özel radyo ve televizyon programları ile yapacağı anlaşmalarda, AABF`ye Alevilikle ve dini hizmetlerle ilgili yayın saatleri ayrılması için çalışacaktır. 
12.    Yayın kuruluşları ile yapacağı devlet anlaşmalarında, NDR, ZDF, DLR gibi yayın kurumlarının denetleme kurullarında Alevilerin/AABF`nin belirli oranda temsil edilmesi.
13.    Anayasası`nın 140. maddesinde belirlenen inanç kurumlarına verilmiş taşınmaz mal edinme haklarını AABF`ye tanır.
14.    Geçerli yasalar çerçevesinde AABF`ye cem evleri, toplantı salonları ve benzeri oluşumları kendi başına yapma ve işletme hakkını garanti eder.
15.    Alevi kurumlarına ihtiyaçları doğrultusunda arsa temin edilmesini garanti eder.
16.    Resmi mezarlıklarda, Alevi geleneklerine göre cenaze töreni yapma hakkı, Alevi inancına uygun olarak defin işlemleri ve gerekli mezarlık yerleri garanti eder.

Hamburg`daki "Hak Eşitliği Antlaşması" Alevi varlığını kabul edip, Almanya’da Alevi toplumunun ilişkilerini diğer toplumsal kesimlerle eşitlik temelinde sürdürmesine ve geliştirmesine katkı sunmuştur. Alevilerin ve Aleviliğin tanınmasında, diğer toplumsal kesimlerle temas içinde önyargıları kırmasına ve tanışmasına zemin sunmuştur.

Ankara ise Osmanlı şeyhülislamlarının fetvalarındaki Alevi inkârından ve kıyım zihniyetinden kurtulmadığı için, "Hak Eşitliği"  konusundaki demokratik adım atmayı değil, AKP iktidarı Alevilere yönelik ayrımcılık, inkâr ve nefret politikasıyla mezhepçi Şeyhülislam siyasetine teslim olmuştur.  Yani Hamburg’lu Olaf Alevileri anladı, fakat Ankaralı Recep Alevileri anlamadı!


Yazarlar:Turan Eser

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome