Venezüela'da Devrim ilerlerken... - Ozan Özlem

11 Ocak 2013 Cuma

Hepimizin takip ettiği gibi yılbaşında ve hemen ertesinde, internet ve bazı medya kuruluşlarının haberlerinde, Bolivarcı Venezüela Cumhuriyetinin Başkanı Hugo Rafael Chavez Frias'ın "ölmüş olduğu"na dair bir takım bilgiler dolaşmaya başladı.


Bilindiği gibi Chavez'in hastalık sürecinde, neredeyse hiç bir zaman benzer haberler eksik olmadı. Son “ölüm” haberi de ağırlıkla aynı kesimler tarafından benzer amaçlar gözetilerek dolaşıma sokuldu ve benzer etkilere sahip oldu.

Konuya mevcut konjonktür itibariyle baktığımızda, uluslararası medya ve yerli oligarşinin bu haberleri yaymasının güncel amacının Chavez yemin etmeden önce yaratılacak istikrarsızlıkla seçimlerin tekrar edilmesini sağlamak olduğu söylenebilir. Bu konuya girmeden önce bir genel bilgiye sahip olmak önemlidir.


 
Chavez'in sağlık durumu
Bilindiği gibi geçtiğimiz ayın onbirinde Komutan Chavez, daha önce ameliyat geçirdiği bölgede oluşan yeni bir ur yüzünden acil biçimde Küba'ya gidip bir ameliyat geçirmişti. Bu dönemde Chavez'in sağlığına kavuşma sürecinin zorlu olacağı öngörülmüş ve sağlık durumuyla ilgili gelişmeler ilerleyen süreçte bildiriler aracılığıyla kamuoyuna duyurulmuştu.

Ameliyatın üzerinden geçen üçüncü haftanın içinde Chavez'in sağlık durumunun kötüleştiğine ilişkin bir takım bilgiler gelmeye başladı. Daha sonra söz konusu problemin solunum sisteminde bir enfeksiyonla alakalı olduğu açıklaması yapıldı. Bu esnada Chavez'in yardımcısı olan Nicolas Maduro Küba'ya giderek kendisiyle görüştü.

Bu görüşmeden sonra okuduğu bildiride "Solunum yolları enfeksiyonunun kamuoyu tarafından bilindiğini, buna dayalı komplikasyonların ve tedavisinin devam ettiği, ameliyatın 19. gününde Chavez'in sağlık durumunun hassas olduğu ve sürecin risklerden muaf olmadığı" açıklamalarına yer verildi.

Bu bildiriden sonra özellikle yılbaşı akşamı -her kritik durumda olduğu gibi- Chavez'in ölmüş olduğuna ilişkin bir takım haberler ortaya çıkmaya başladı. Bu haberlere ilişkin olarak Venezüela Haber Ajansı AVN, Chavez'in o anda yanında bulunan damadı Arreaza'nın yaptığı açıklamaya yer verdi.

Açıklamaya göre Chavez dedikoduların ayyuka çıktığı zaman, bir kaç saattir "stabil ve sakin" durumda bulunmaktaydı ve Arreaza dezenformasyona itibar edilmemesini talep ediyordu. Rahat bir nefes alındı ve bundan hemen sonra da Chavez'in kızı Garbriela Chavez bir yeni yıl tweeti atarak "mücadele etmekte" olduklarını belirtti.

Daha sonra gelen bildiriler ise, Chavez'in sağlık durumuyla ilgili olarak “hassasiyet durumunun devam ettiği ancak komutanın tedaviye cevap verdiğini” açıklamakla yetiniyor.
Dolayısıyla, bir vefat durumu yok ama seçilmiş başkanın henüz yemin etmemiş olması gibi bir durum söz konusu, bu duruma ve ne olacağına ilişkin olarak da elbette muhalefet ve devrimci hareketin aldığı tavırlar farklı.



Başkanlık Yemini konusuna ilişkin tartışmalar
Hatırlanabileceği gibi, Chavez'in 10 Ocak (son) tarihi itibariyle yemin edemeyeceğinin ortaya çıkmasından hemen önce -ciddi bir darbeci ve hukuksuzluk geleneğinin sahibi olan- muhalefet, ilk olarak Chavez'in öldüğüne dair dedikodular çıkarmış; buna ek olarak Chavez'in kendi yerine geçmesini istediği Nicolas Maduro ile meclis başkanı Diosdado Cabello arasında bir bölünme gerçekleşeceğinin propagandasını yapmıştı. Maduro ve Cabello'nun yaptıkları açıklamalarla bu propagandanın önünü derhal kesmelerinden sonra ise, aynı muhalefet bu sefer Chavez'in başkanlık durumunu tartışmaya açtı. Muhalefete göre, Chavez'in sağlık durumu göze alındığında, “Venezüela'nın istikbali için” genel seçimlere gidilmesi kaçınılmazdı, Başkan yemin edemeyeceği için, Meclis başkanı veya Başkan yardımcısının seçim tarihi belirlemesi gerekiyordu. Buna yönelik olarak da Bolivarcı Anayasanın ilgili maddeleri dayanak gösteriliyordu. Muhalefetin bu çıkışı sahip olduğu medya gücüyle hemen gündeme oturdu.

Peki, muhalefet talebinde haklı mıydı?
Elbette hayır. Objektif her değerlendirmenin de aynı sonuca varacağı gibi, anayasadaki maddeler başkanın yemin etmesiyle ilgili konularda muhalefetin çabalarına argüman oluşturur nitelikte değil. Her ne kadar 10 Ocak yemin tarihi olarak belirlenmişse de seçimlerin yenilenmesi aynı maddelerde başkanın ölüm, kalıcı zihinsel, fiziksel sakatlık vb. dolayımıyla “mutlak yokluğu” koşuluna bağlanıyor. Hal böyleyken de muhalefete ancak Chavez'in başkan olarak geri dönemeyeceğini tanıtlayacak bir “doktorlar komisyonu” kurulmasını istemekten başka çare kalmıyordu. Muhalefet de zaten kısa süre sonra bu pozisyona çekilmek zorunda kalacaktı.



Diğer tarafa gelirsek, tartışmalar esnasında hükümetin ve Chavez yanlılarının temel argümanı da yine aynı maddeler oldu. Bununla birlikte, maddelerin fırsatçı yorumuna karşı iktidar, konunun gayet açık olduğunu, yemin meselesini halk iradesi ortadayken istismar etmeye çalışmanın ahlak sorunu olduğu fikrini işledi. Muhalefetin şansını denediği ve iktidarın anayasa savunusunu gerçekleştirdiği bu süreçte, tartışmalar yaklaşık olarak bir hafta kadar ülkenin gündeminin baş maddesi oldu.

En sonunda, en yetkili merci olan yüksek yargı ilgili maddeleri gözeterek “Chavez'in yeniden seçilmiş başkan kategorisinde olduğu, zaten önceki dönemde yemin etmiş bulunduğu, kendisi için “mutlak yokluk” gibi bir durumun söz konusu olmadığı, parlamentodan aldığı izinlerin niteliğinin de bunu gösterdiği, doktor komisyonuna ihtiyaç duyulmadığı” gibi gerekçelerle tartışmalara son noktayı koydu ve Chavez'in anayasada belirtildiği biçimde sağlık sorunlarını aştığı bir tarihte Yüksek Yargı Konseyi önünde yemin edeceği kararını aldı.
Bu karardan hemen sonra, yani 10 Ocak’ta, Venezüela halkı “Chavez halktır” sloganıyla Miraflores önünde toplandı ve Nicolas Maduro ile birlikte yemin etti.

“Venezüela Bolivarcı Cumhuriyetinin Anayasası üzerine yemin ederim ki, vatanın değerlerine ve Komutan Hugo Chavez'in önderliğine bağlı kalacağım. Yemin ederim ki, bu anayasayı ve bağımsızlığı koruyacağım. Yemin ederim ki, yeni sosyalizmi kurmak için çalışacağım. “Vatan Programını” her mahalleye, her fabrikaya, her okula, her aileye ve her köşeye taşıyacağım. Komutan Chavez'in başkanlığını, burjuvazinin boyunduruğundan kurtulmuş bir halkın aklı, zekası, gücü ve gerçeğin kendisi ile sokakta savunacağım. Burada Karakas'ta Komutana diyoruz ki, iyileş, bu halk sana koşulsuz biçimde bağlıdır”
 
Şimdi ise, gözlerin anayasanın delindiği iddiasında olan ve 23 Ocak’ta sokağa inme planı yapan muhalefette olduğu bir dönemdeyiz.

Sonuç Yerine...
Venezüela’daki Bolivarcı süreç, son derece özgün, sorunlu, umut verici, iniş çıkışlarla ilerleyen bir sosyalizm inşa süreci. Elbette, bu süreç herkesten çok Hugo Chavez Frias'ın imzasını taşıyor ve bu sürecin belki de en önemli özelliği Chavez'in olağanüstü zekası ile biçimlenmiş olması olarak görülebilir. Hugo Chavez, inançlı bir devrimci olduğu kadar aynı zamanda hiç şüphesiz biçimde Fidel'le birlikte Latin Amerika'nın en zeki politik figürü olarak düşünülebilir ve bu zeka Bolivarcı devrimin bugüne kadar yaşayabilmiş olmasının en önemli kaynağıdır.

Şu sıralar içimize sindirmek zorunda olduğumuz gerçek ise, maalesef Chavez'in ciddi bir hastalıkla boğuşuyor olmasıdır. Aklımıza getirmek istemesek de “bu süreç risklerden muaf değil.” Bununla birlikte, Chavez bu dünyadan göçüp gittiği zaman hem dev bir boşluk, hem de sosyalizmi inşa etme derdi olanlar için dev bir eser bırakmış olacak. Bu da belki bizim için yokluğunun en önemli tesellisi.

Chavez'le ilgili olarak buruk hissettiğimiz bir döneme denk gelen yemin krizi ise, aslına bakılırsa göründüğünden çok daha önemli. Bu kriz, bağlamı ve sonuçları açısından Venezüela devrimci hareketi ve projenin geleceği için çok önemli bir takım ipuçlarına da işaret ediyor.

Özetlersek,

1)    Venezüela halkı her ne pahasına olursa olsun, devrimi ve komutanı savunma iradesini daha önce olduğu gibi bugün de gösterme iradesine sahiptir.
2)    Bugüne kadar ki süreçlerin ve problemlerin çözümünde Chavez'in zekası ve liderlik nitelikleri en önemli rolü oynamıştır, bununla birlikte, Chavez'in er veya geç sürecin idaresini teslim edeceği kadrolar krizleri yönetmede başarısını ispatlamıştır.
3)    Chavez'den sonra kendisinin yerini alacak Maduro bu süreci uygun biçimde yürütmüş, diğer öne çıkan siyasal figürler, onunla belirgin bir işbirliğine girerek hareketin birliğinde herhangi bir sorun olmadığını göstermiştir. Yargı ve silahlı kuvvetler başta olmak üzere devlet örgütlenmesinin sağlamlığı görülmüştür.
4)    Muhalefetin bulanık suda balık avlama planları suya düşmüş, yeniden bir prestij kaybına uğramış; ideolojik anlamda bir mevzi daha kaybetmiştir.
5)    Evo Morales, Pepe Mujica, Daniel Ortega gibi liderlerin yemin törenine katılımı ve petrocaribe ülkelerinin de destek sunmalarıyla Venezüela'nın kıta için öneminin altı çizilmiştir.
6)    Chavez'e çok değerli bir moral destek sunulmuştur.
7)    Devrimci hareket, iktidarı (geçmişte Sandinistaların yaptığı gibi seçimle verilen değil; mücadele ile alınan ve öyle kolayca verilmeyen) bir şey olarak kavradığının ipuçlarını vermiştir.

Maddeler sürdürülebilir. Bununla birlikte, aslında yaşanan son kriz ve bu çerçevede ortaya çıkan gelişmelerin en önemlisi, Venezüela devrimci hareketinin komutanından çok şey öğrenmiş olduğunun ortaya çıkması ve gelecek için ümit vermesi olmuştur. Artık Venezüela'da sosyalizmin inşası, geri çevrilemez bir noktaya varmış gibi görünmektedir. Bundan sonra yapılması gereken şey, burjuva formu içerisinde seçimler, temsili demokrasi biçiminde ilerleyen politik sistemin tasfiye edilerek yerine gerçek bir sosyalist demokrasinin kurulması için çaba göstermek, buna paralel olarak ise, ülkeyi tekrar ele geçirmek arzusuyla fırsat kollayan ABD yanlısı oligarşiyi, mülkiyet ilişkilerinde gerçekleştirilecek radikal dönüşümlerle tarih sahnesinden tamamen silmektir.

Venezüela'da sosyalizmin koşulları politik olarak olgunlaşmaktadır, bu süreçte duraklamak, yenilmektir.

Ozan Özlem


Yazarlar:Ozan Özlem

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome