Yolu yok Don Kişot’um Dövüşülecek!- Osman Şahin

23 Kasım 2011 Çarşamba

Ataması yapılmayan öğretmenlerin mücadelesi nasıl ve ne zaman başladı? Nereye gidiyor? Bu yazıyla bu sorulara cevap olabilmeye çalışacağız.


Ataması yapılmayan öğretmenlerin son yıllarda ülke gündemini çok meşgul ettiğine şahitlik ediyoruz. Peki yurdumuzun  her bir köşesinde bu kadar öğretmene ihtiyaç varken öğretmenler sınıflar yerine neden sokaklarda? Ataması yapılmayan öğretmenlerin mücadelesi nasıl ve ne zaman başladı? Nereye gidiyor? Bu yazıyla bu sorulara cevap olabilmeye çalışacağız.

Ataması yapılmayan öğretmenlerin bir araya gelmesi, tamamen  kendiliğinden yani yaşamın dayatmasıyla  belirginleşen koşullarla ortaya çıkmıştır. İlk olarak 1999’da aşılması gereken bir engel olarak öğretmenlerin önüne çıkarılan DMS’den (Devlet Memurluğu Sınavı) günümüze kadar her yıl mezun öğretmen sayısı sistematik bir şekilde artış göstermiştir. Yığılmaya başlayan mezun öğretmenler sonradan ismi KMS (Kamu Memuriyet Sınavı) ve KPSS’ye dönüşecek olan sınav sistemleriyle başa çıkmakta gittikçe zorlanır hale gelmişlerdir. Öğretmenler bu yarışa dayalı sınavı aşmaya çalışırken birbirlerinin omzuna basarak sınıflara girmeye çalıştıklarını fark etmeye başlamış karmaşık bir hal almaya başlayan bu durumun  düzeleceğini bir süre daha ummaya devam etmişlerdir .

O dönem toplumun ve öğretmenlerin çoğunun fark edemediği durumu egemenler fark etmiş ve bu konuyu seçim meydanlarına taşımaktan geri durmamışlardır. 2002 yılında seçim propagandasının önemli bir bölümünü bu sorun üzerine oturtan  AKP, birebir  Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından meydanlarda şu sözleri vermiştir. “Birçok gencimiz özellikle öğretmen adaylarımız işsiz kaldı. Ülkede eğitim çökmüş, köy okulları kapanmış, merkezdeki okullar bile öğretmen diye can çekişiyorken sen sınavla öğretmen seçmeye kalkıyorsun! Bıraksana genç öğretmenlerimiz gitsin çalışsın! O kadar sene beklet sonra al… O adamda artık heves kalır mı, öğretmenlik yapabilir mi? Ama inşallah biz iktidar olunca öğretmenler okulun bittiği gün hazırlıklarını yapacak, ertesi gün görev aşkıyla okuluna gidecek hiç merak etmeyin.”

Aynı yıl İzmit’te halka seslenen Erdoğan: "Şu sisteme bakın hele ülkede 72 bin öğretmen açığı var sen sınavla öğretmen seçiyorsun! (KPSS) Hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bırak da öğretmenlerimiz okul seçsin göreve başlasın önüne niye engel koyuyorsun! Ama inşallah biz hükûmetimizi kurduğumuzda bütün öğretmenlerimizi göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz."

Sonuç olarak 2002 yılında iktidara gelmeyi başaran AKP bu sorunu çözmek için adım atmayı unutmuş(!) giderek çetrefilleşen sınav süreci ve yeni kadroların açılmamasının yarattığı umutsuzluk ile çaresizlik havası, yıllar geçtikçe daha karmaşık bir hal almıştır. Bu dönemde ataması yapılmayan öğretmenler bir araya gelmeye yönelik bir kaç küçük girişim yaşasa da ataması yapılmayan öğretmenlerin yan yana gelmesi için 7 yıl kadar beklemeleri gerekmiştir. 2009 yılına gelinirken birbirlerini internetteki paylaşım sitelerinde bularak iletişime geçen insan sayısı yavaş yavaş artmıştır. Atama sorunuyla ilgili konunun kamuoyuna taşınmasına yönelik ilk somut adım, 2009 yılı Ağustos ayında Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda ataması yapılmamış beş öğretmeninin açlık grevine başlamasıyla olmuştur. Medyanın ve Ankara halkının desteği ile tüm ülkenin haberdar olması, diğer ataması yapılmayan öğretmenler içinde bir işaret fişeği haline dönüşmüş, yıllardır KPSS ile adeta boğuşan öğretmenlerin sesi Ankara sokaklarına taşınmıştır. Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) ismi adı altında yan yana gelen öğretmenler özgün bir örgütlenme modeliyle ülke geneline hızla yayılmaya başlamışlardır. En doğudan en batıya kadar bir çok ilde temsilcilikler oluşturulmasıyla hız kazanan biraraya gelme süreci günümüzde de inişli çıkışlı grafikler göstererek devam etmektedir.
 
Ataması yapılmayan öğretmenler yaşamlarını hem psikolojik hem de ekonomik açıdan çok çetin şartlarda devam ettirmektedirler. Bu son dönemde atanamayıp da psikolojik sorunlar yaşadığı için 27 tane öğretmen arkadaşımız yaşamına son vermiştir. AYÖP kurucusu Şafak Bay, yaşamış olduğu yoğun sıkıntı ve stres altında geçtiğimiz 11 haziranda kansere yenik düşerek aramızdan ayrılmıştır. Hala yaşama ümidi taşıyanlarımız ise ya dershane köşelerinde sınava hazırlanmakta, ya köle sıfatıyla yarım günlük sigortalarla 400-800 TL arası maaşlarla okullarda ücretli öğretmenlik yapmakta ya da mesleğini yapmaya bile fırsat bulamadan başka iş kollarında güvencesiz bir biçimde yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Bu konunun en acı yanı ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu durumu çözmek için adım atmak yerine güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaştırılmasını bakanlık politikası haline getirmesidir. Son süreçte göreve getirilen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer öğretmenlere verilen sözleri önce ufak bir özürle geçiştirmeye çalışmış tepkilerin arttığını görünce de Paris gezisinde ataması yapılmayan öğretmen sorununu “uyduruk “ bir sorun olarak nitelendirmiştir.  Kamunun tasfiyesini ve güvencesizleştirilmesini gerçekleştirirken ataması yapılmayan öğretmenlere de özel sektörü adres olarak gösteren Dinçer kendisine biçilen misyonun hakkını vermeye çalışmaktadır. 

AYÖP, kamunun tasfiye edilerek çalışanların ve işsiz öğretmenlerin güvencesiz çalıştırılmalara sevk edileceğinin de Dinçer ve ekibinin ataması yapılmayan öğretmenlere nasıl baktığının farkındadır. 

Bunun için AYÖP sayıları 300 bini bulan öğretmenlerin yapılacak bir planlamayla kademeli bir şekilde kadrolu ve güvenceli bir biçimde istihdamını ve KPSS’ye dayanan atama biçimlerinin yerine güvenilirliği ve geçerliliği ispatlanmış objektif bir atama sisteminin getirilmesini ve her kamu çalışanının daha iyi şartlarda çalıştırılmasını talep etmektedir .

Bu talepler doğrultusunda da sonuna kadar mücadele verecektir. Her zaman dediğimiz gibi yolu yok Don Kişot’um dövüşülecek!
 


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome